FSH ve LH hormonları ile overleri

MENS (REGL) GECİKMESİ
Adet gecikmesi, adet rotarı (halk arasında mens gecikmesi, aybaşı gecikmesi, regl gecikmesi) beklenen adet tarihinde adetin başlamamasıdır. Çok sık rastlanan bir durumdur.
Bu durumda öncelikle gebelik ihtimali düşünülür, gebelik saptanamazsa diğer nedenler araştırılır.

Yukarda sıralanan sebepleri araştırmak için hormon tahlili, ultrason vb. tetkikler yapılır. Çoğu durumda adet gecikmesine neden olan bariz bir sebep bulunamaz. Böyle durumlarda kadının adet görmesini sağlayacak ilaçların kullanılması önerilmektedir.
Daha detaylı bilgi için adet görememe (amenore) konusunu okuyunuz.

Adet gecikmesi kaç gün olur? Kaç gün olması normaldir?
Birkaç gün veya en fazla bir hafta – 10 gün kadar adet gecikmesi stres, günlük yaşam değişiklikleri vb. nedenlerle olabilir. Bunun senede bir kaç kere olması normaldir.
Bir haftadan uzun süren adet gecikmeleri olabilir, bazen bir kaç ay gecikmeler olabilir, bu durumlarda mutlaka değerlendirme gerekir. Özellikle doğumdan sonra emziren annelerde, bazı hormonal bozukluklarda aylarca adet görememe olabilir.

Adet gecikmesi neden olur?
Adet gecikmesi adet görülmeye başlanan ilk yıllarda genç kızlarda, orta yaşlarda, menopoza yaklaşılan ileri yıllarda, evli bekar her kadında çok sık görülen bir durumdur. Evli kadınlarda adet gecikmesi durumunda akla gelecek ilk ihtimal genellikle gebelik olur. Ancak her adet gecikmesi gebelik olduğu anlamına gelmez, gebelik dışında birçok sebep olabilir:

Sekonder amenorenin en sık nedeni gebeliktir

Amenore’yi ikiye ayırmak gerekir:
14 yaşına gelmiş ve meme gelişimi veya pubik tüylenme gibi sekonder seks karekterleri gelişmemiş bir genç kızın henüz adetlerinin başlamaması primer amenore olarak adlandırılır. Eğer meme gelişimi ve pubik tüylenme başlamışsa primer amenore diyebilmek için beklenmesi gereken yaş sınırı 16’dır.
Daha önce adet görmüş bir kadının 3 ay süreyle adetlerinin kesilmesine sekonder amenore denir.

Düzenli adet gören bir kadında hipotalamus, hipofiz, over ve uterus tamamen normal çalışmaktadır. Beyinde bulunan hipotalamus ve hipofiz FSH ve LH hormonları ile overleri (yumurtalıkları) uyarır. Uyarılan yumurtalıklar östrojen ve progesteron hormonu salgılar. Östrojen ve progesteron hormonu da uterus (rahim) iç tabakasını yani endometriyumu uyararak adet kanamalarının gelişmesini sağlar. Bu organlar arasındaki ardışık mekanizma normal ve her ay düzenli bir adet kanaması için gereklidir. Bu mekanizma herhangi bir aşamada bozulduğunda adet görememe ya da adet düzensizliği oluşur. Adet kanaması olabilmesi için bu mekanizmalar dışında kanın akış yolunda (rahim ağzında, vajinada, kızlık zarında) herhangi bir nedenle tıkanıklık olmaması gerekir.

Primer amenore nedenleri:
– Yapısal (konstitüsyonel) gecikme
– Turner sendromu (Gonadal disgeneziler): Fizyolojik dışında en sık nedendir.
– Hipotalamus ve hipofize ait patolojiler, tümörler
– İmperfore hymen (Kızlık zarında açıklık olmaması)
– Galaktozemi
– Transvers vajinal septum (Vajinada perde olması
– Vajina, serviks (rahim ağzı) veya rahmin doğuştan gelişmemiş olması (RKM-
(Mayer-Rokitansky-Kuster-Hauser sendromu, Müllerien agenezis)
– Testiküler feminizasyon (XY kromozomlu dişi dış görüntüsünde birey adet görememe şikayetiyle başvurur.)
– Langerhans hücreli histiyositoz (Hand Shüller Christian hastalığı)
– Radyoterapi (beyine)
– Kemoterapatik ilaçlar
– Ciddi beslenme bozukluğu, anoreksia
– Primer hipotiroidizö
– Cushing sendromu
– Kalmann sendromu
– Testiküler feminizasyon

jinekolojik muayene

Jinekoloji nedir? Jinekoloji kelime anlamı olarak jineko-loji yani “kadın-bilimi” anlamına gelir. Yunanca gynaika (gyne) kadın anlamına gelir. Loji bilim anlamındadır. Jinekoloji kadın üreme organları ile ilgilenen bilim dalıdır. (İngilizce: gynaecology veya gynecology). Jinekoloji Türkçe karşılık olarak “kadın hastalıkları” şeklinde kullanılır. Eskiden nisaiye olarak da adlandırılırdı. Günümüzde nisaiye terimi halen bazı kliniklerde kullanılmaktadır. Jinekolojinin karşıtı androloji yani erkek üreme organları ile ilgilenen bilim dalıdır.

Jinekoloji konusunda uzman doktorlara jinekolog denir (kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, nisaiye uzmanı). Jinekologlar sadece jinekoloji yani kadın hastalıkları ile ilgilenemezler aynı zamanda doğum bilimi (obstetrik) ile de ilgilenirler. Bu iki bilime birden kadın hastalıkları ve doğum (obstetrik ve jinekoloji) denir. Jinekoloji kadın üreme organları patolojilerini içerir. Örneğin yumurtalık (over) kisti, myom, rahim ağzı (serviks) hastalıkları, polip, endometrit, servisit, polikistik over, infertilite (kısırlık), vajinit, pelvik inflamatuar hastalık gibi hastalıklar ve bunlarla ilgili ameliyatlar… Erken gebelik aylarındaki patolojiler, dış gebelik, düşük, mol gebelik gibi durumlar da jinekolojinin kapsamına girer. Son gebelik ayları (6. ay – 24 haftadan sonrası) yani doğum ile ilgili konular obstetrik biliminin kapsamına girer. Doğum kontrol yöntemleri, menopoz, idrar kaçırma problemleri, rahim sarkması, adet sancısı (dismenore), adet düzensizlikleri, kadın üreme organları kanserleri jinekolojiyi ilgilendiren diğer konulardır.

Jinekoloji (kadın hastalıkları) ile ameliyatlar ve cerrahi müdahaleler: Myomektomi (myom alınması ameliyatı), kistektomi (yumurtalık kisti ameliyatı), küretaj, histerektomi (rahim alınması ameliyatı), ooforektomi (yumurtalık alınması ameliyatı), tüp bağlama (tüp ligasyonu), histeroskopi, laporoskopi, sistosel-rektosel ameliyatları, servikal serklaj, konizasyon, leep, servikal ve endometrial biyopsi, vulva biyopsisi, koterizasypn, kriyoterapi,… Ameliyatlar konusunda detaylı bilgilere buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Jinekolojik hastalıkların tanısında jinekolojik muayeneden sonra en sık kullanılan tanı yöntemi ultraonografidir. Ultrasonografi karından (abdominal) veya vajina içerisinden (transvajinal) yapılabilmektedir.